Ara
26

LCD’nizdeki Ölü Pixelden Kurtulun

Ölü PixelLCD monitör alanların yada alacak olanların en büyük korkusu “ölü pixel” sorunudur. Üretici firmaların çok az kısmı ölü pixel garantisi verir verdikleri garantide belli başlı ürünler için geçerlidir. Çogunlukla yüksek rant elde etmek istedikleri gözde ürünleri için ölü pixel garantisi vermektedirler. Peki diyelim ki LCD monitör aldık ve nurtopu gibi bir veya birden fazla ölü pixel var, ürünümüzde ölü pixel sorunu için garanti kapsamında değil, peki ne yapacağız onu o şekilde kullanmak göze batar, rahatsız eder, bu yazıda anlatacağım ilk yöntem stuck pixel(sıkışmış pixel) için geçerli yazılımsal bir çözüm. Sıkışmış pixel ölü pixel değildir, ama renk kristallerinden bir veya birden fazlası renk vermediğinden dolayı o noktacık olması gereken renkte değil de genelde koyu renk arkaplanda  parlak, açık renk arka planda ise siyah veya siyaha yakın koyu renkler üreterek kullanıcıyı rahatsız eder. Bu sorunun çözümü yazılımsal olarak mümkün. Ölü pixel sorunu ise tamamen farklı çünkü ölü pixel yazılımla giderilecek bir sorun değildir. Çünkü ölü pixel dediğimiz noktada renk kristallerinin bulunduğu sıvı tüplerine elektrik gelmediğinden hiç bir şekilde o noktada renk üretilmez.  Eğer monitörünüzün LCD plakasının arkasında yer alan ve pixellere renk vermeleri için gerekli akımı taşıyan  ince bir kağıt kalınlığındaki akım plakasında sorun yoksa ölü pixelimixi giderebiliriz. İkinci yöntemde nasıl yapıldığına ayrıntılı olarak değineceğim.

Devamını Oku…

Ara
25

Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz?

Beynimiz yaklaşık 10-12 milyar arası nöron (sinir hücresi) içerir. Ancak bilindiği üzere beynimizin çok düşük bir yüzdesini kullanırız. Bunun nedeni aslında sinir hücrelerinin (yani bilgi depolayan nöronların) kendi kendilerini yenileyebilme özelliklerini yitirmiş olmalarıdır. Eğer sini hücresine sentrozom ya da sentrozomun görevini görebilecek enzim nakledilirse kendi kendilerini yenileyebilme özelliklerini kazanabilirler mi? Eğer bu mümkünse, beynimizin daha fazla bölümünü kullanabilir miyiz?

BrainBeynimizin Yalnızca % 10’unu Kullandığımız Söylencesi

Öncelikle sorunuzun başında belirttiğiniz varsayıma göz atalım isterseniz: “Beynimizin çok düşük bir yüzdesini kullanırız.” Yaklaşık bir asır önce ortaya atılan bu iddianın kaynağı bazı bilim insanlarının söylem ve bulgularının yanlış yorumlanıp çarpıtılmasına dayanıyor. Bugün, sinir bilim ve beyin görüntüleme tekniklerindeki gelişmeler öyle gösteriyor ki, beynimizdeki tüm sinirler çeşitli eylemler sırasında aktive oluyor. Daha açık bir deyişle, kullanmadığımız herhangi bir sinir ağı bulunmuyor. Konuyla ilgili bir başka yaklaşımsa sinir hücrelerinin herhangi bir uyarıcı almadıklarında dejenere olarak işlevselliklerini kaybediyor olma özellikleri. Örneğin, görsel sistem. Gelişmenin erken dönemlerinde göz sinirleri yeterli uyarıcıya maruz bırakılmadıklarında görme yetisi kayboluyor. Benzer şekilde, eğer ki beynimizde kullanılmayan sinir ağları bulunsaydı, işlevselliklerini kaybetmiş olmalarını beklememiz gerekirdi. Fizyolojik kanıtlar bir yana, iddia evrimle de uyuşmuyor. Aktif olmayan, hayatta kalma mücadelemize katılmayan sinir ağları içeren büyük bir beyin evrimsel gelişimle de bağdaşmıyor.

Devamını Oku…

Ara
24

Massachusetts Institute of Technology’den Sınırsız Eğitim

Eğitimde en büyük gelişim şüphesiz ki, online eğitim sistemlerinin yayğınlaşması ile yaşandı. Uzaktan eğitim sistemleri internet kullanımının hızla artmasıyla yerini online öğrenme anlamına gelen e-learning‘ a bıraktı.  2005 yılına kadar pilot bölgelerde denenen ve başarı oranları tatmin edici düzeyde olan e-learning sistemi 2 ayrı kategori altında isimlendirildi. Etkileşimli  e-learning, eğitmen ve öğrencilerin karşılıklı katıldıkları bu sistem yüksek hızda internet bağlantıları ve  aynı anda kısıtlı bir kitleye hitap etmesinden dolayı pek tercih edilen bir yöntem olmadı. Halen bu sistemle eğitim vermeye devam eden üniversiteler mevcut, Fakat gelişimde asıl başarıyı Basic E-Learning sistemi adı verilen ve eğitimcinin kaynakları online ortamda öğrencilere sunması ve öğrencilerin bunu online ortamda takip etmesi esasına dayanır, karşılıklı etkileşim söz konusu değildir, ölçme ve değerlendirme istenilirse online sistemle yada tercihe bağlı olarak klasik sistemde gerçekleştirilir.

MIT
E- Learning deneme sürecindeki kayıtlarda başarı oranındaki artış %16 olarak kayıtlara geçmiştir. Günümüzde e-learning sistemi en iyi şekilde sunan MIT Open Course Ware(Massachusetts Institute of Technology Online Ders Sistemi) Eğitimcilere ve öğrencilere sınırsız  ve tamamen ücretsiz kaynak sunarak e-learning kavramını yeniden şekillendirmiştir.

Devamını Oku…

Sayfa 3 / 7«12345»Son »
top